Roj Arslan-Gülçehre

Yayımcı & Editör, Analist


Makinelerin Gölgesinde İnsanlığın Geleceği: Yolculuk Nereye?

Bir tarafta hızla artan dünya nüfusu ve bu devasa kitlenin beslenme, barınma, hayatta kalma ihtiyacı; diğer tarafta ise tüm bunların artık salt insan gücüyle karşılanamayacağı gerçeği… İşte bu zorunluluk, gelişim ve dönüşümün insanı sürüklediği o bitmek bilmeyen serüvenin temelini oluşturuyor. Sanayileşen toplumun buharlı trenlerle başlattığı, ardından elektriğin ışığıyla aydınlanan bu maceranın bizi bugün getirdiği noktaya dönüp baktığımızda, zihnimizde hep aynı soru yankılanıyor: „Bizi daha neler bekliyor?“

Bu devasa girdabın içinde bir yanda temel ihtiyaçların karşılanması çabası, diğer yanda ise bitmek bilmeyen sermaye hırsı var. Üstelik bu teknolojik dönüşüm sadece günlük yaşamımızı ve üretim araçlarımızı değiştirmekle kalmıyor; savaşların ve orduların çehresini de korkutucu bir boyuta taşıyor. Bugün dünya genelinde orduların ne kadar yüksek teknolojiyle donatıldığını, yapay zekayla yönetilen savunma ve saldırı sistemlerinin insanlık için nasıl ölümcül bir tehdide dönüştüğünü endişeyle izliyoruz. Teknolojinin bu denli yıkıcı bir güce dönüşmesi, insanı umut ile derin bir kaos duygusu arasında amansız bir ikilemde bırakıyor.

Öte yandan günlük hayatımızda bu dönüşümün adına şimdilik „konfor“ demeyi tercih ediyoruz. Makinelerin evdeki gündelik desteği, iş hayatında sunduğu pratiklik ve hız… Ancak bu konfor perdesinin ardında, insanın yavaş yavaş sahadan çekilmesi ve yerini akıllı sistemlere terk etmesi gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Özellikle son yıllarda yapay zekanın da devreye girmesiyle bu süreç inanılmaz bir ivme kazandı. İnsansı robotların hayatımıza girmesi, akıllı sistemlerin yaşamımızın her alanına sızması, her gün „nelerin mümkün olabileceğini“ gösteren yeni hikayelerle karşımıza çıkıyor.

Ekim Sayımızın Özel TEMA´sı: Unutmadık, Unutmayacağız

Teknolojik ivmenin ve dijitalleşmenin gölgesinde insan kalabilmeyi sorgularken, toplumsal hafızamızı ve vicdanımızı diri tutmanın sorumluluğunu da taşıyoruz.

Dergimizin bu Ekim sayısını, 10 Ekim 2015 Ankara Garı Katliamı’nın anısına ayırıyor; bu ana tema çerçevesinde katledilen bütün canlarımızı saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz. Değerli yazarlarımızın bu Temaya özel hazırladığı yazılarla bir kez daha vurguluyoruz ki; bu katliam unutulmayacak, hafızamızda ve toplumsal bilincimizde daima kara bir gün olarak kalacaktır.

Dergimizin bu sayısında; hem teknolojinin, yapay zekanın ve makineleşmenin geleceğimizi nasıl şekillendirdiğini hem de insan olmanın ve hafızayı korumanın sorumluluğunu hep birlikte sorgulamak istedik.

Çünkü günün sonunda, makinelerle veya tarihsel dönüşümlerle çıktığımız bu yolculukta asıl belirleyici olan, insanlığımızı ne kadar koruyabildiğimizdir. Belki de asıl mesele, makinelerin ne kadar „insansı“ hale geldiği değil; her şeyin makineleştiği ve hızla dönüştüğü bu dünyada bizim ne kadar „insan“ kalabileceğimizdir.

Keyifli ve düşünce dolu okumalar dileriz.


  • Ön Söz – Temmuz 2026

    Roj Arslan-Gülçehre Yayımcı & Editör, Analist Ön Söz Yol Bir, Sürek Binbir: Dijital Hafızamızla Geleceğe Nefes Oluyoruz Sevgili Canlar, kıymetli Dostlar;Uzun zamandır, yaşadığımız coğrafyanın kadim değerlerini el birliğiyle, aşk ve emekle nakış gibi işliyoruz. Tüm samimiyetimle ifade etmek isterim ki; yegâne gayemiz, içinde bulunduğumuz bu yaşam alanını Hakk’ın rızasına uygun şekilde güzelleştirmek, birliğimizi daim kılmak…

  • |

    Roj Arslan-Gülçehre – Biografi

    Roj ARSLAN-GÜLÇEHRE – Yayımcı & Editör, Analist Roj Erzincan’ın Tercan ilçesine bağlı Bulmuş & Palanga köyünde dünyaya gözlerini 1968’da açar. Bölgede „Çh Heyder Ağa“ (Baba) ve Kistim Köyünden Hüseyin Çavuş (Anne) olarak bilinen köklü ailelerin dördüncü kuşak torunlarından biridir. Ekonomik nedenlerden dolayı 1960’larda başlayan göç dalgası, birçok aile gibi onları da birbirinden ayırır. Askerlik görevini tamamlayan…

Ähnliche Beiträge