Yolunu Sürersen Hünkâr’ı Anarsın
Hacı Bektaş Veli’yi anmak yalnızca adını yaşatmak değildir. Türkan Doğan, Hünkâr’ın insan, emek, eşitlik ve mazlumdan yana olma anlayışını bugünün yaşamında sürdürmenin anlamını ele alıyor.
Hacı Bektaş Veli’yi anmak yalnızca adını yaşatmak değildir. Türkan Doğan, Hünkâr’ın insan, emek, eşitlik ve mazlumdan yana olma anlayışını bugünün yaşamında sürdürmenin anlamını ele alıyor.
Kadir kıymet bilmek yalnızca teşekkür etmek değildir. Türkan Doğan; emeği görmek, gönlü gözetmek, vefayı korumak ve insanı taşıdığı can üzerinden değerlendirmek üzerine düşünüyor.
Hasret Anıl, kadın özgürlüğünü sosyalist kadın hareketinin emek ve sınıf perspektifinden ele alırken; ekonomik bağımsızlık, kadın-erkek eşitliği ve Alevi toplumunda “canların eşitliği” üzerine düşünmeye çağırıyor.
Adalet yalnızca mahkemelerde aranan bir hak değildir. Hasret Anıl; ekmek, emek, ekonomik yaşam, insan onuru, rızalık ve doğayla ilişkimiz üzerinden adaletin günlük yaşamdaki karşılığını sorguluyor.
Hasret Anıl, insan emeğiyle dostluk arasındaki bağı; paylaşma, dayanışma, rızalık ve giderek bireyselleşen toplumsal ilişkiler üzerinden ele alıyor.
1966 Ortaca olayları, Tahtacı Alevilerinin toplumsal hafızasında derin bir iz bıraktı. Türkan Doğan, Ortaca’yı yalnızca acının değil; doğa, hafıza, yüzleşme ve birlikte yaşama sorumluluğunun hikâyesi olarak ele alıyor.
Hasan Yükselir’in müziğinde Pir Sultan’ın nefesi, Nâzım Hikmet’in şiiri ve Anadolu’nun çok sesli kültürel hafızası çağdaş müzikle buluşuyor. Türkan Doğan, gelenekten geleceğe uzanan bu sanat yolculuğunu ele alıyor.