Madımak, yalnızca geçmişte yaşanmış bir katliamın adı değildir; toplumsal hafızamızda adalet, yüzleşme ve bir daha asla deme sorumluluğudur.
2 Temmuz 1993 Madımak: Yakılan İnsanlığın Vicdanıydı
2 Temmuz 1993, Türkiye tarihinin en acı günlerinden biri olarak hafızalarımıza kazındı. Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’ta bulunan sanatçı, yazar, ozan ve aydınların kaldığı Madımak Oteli, otelin önünde toplanan kalabalık tarafından kuşatıldı ve ateşe verildi.
O gün 33 aydın, sanatçı ve katılımcı ile 2 otel çalışanı yaşamını yitirdi. Olaylar sırasında iki saldırganın da ölmesiyle toplam can kaybı 37 oldu. Aziz Nesin’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi ise otelden yaralı olarak kurtuldu.
Madımak’ta Hakk’a yürüyenler arasında Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok, Behçet Aysan, Asım Bezirci, Hasret Gültekin gibi kültür, sanat ve düşünce dünyasının önemli isimleri de bulunuyordu. Fakat Madımak’ı yalnızca tanınmış isimlerle hatırlamak eksik kalır. Orada gençler, öğrenciler, emekçiler; hayalleri, aileleri ve yarım bırakılmış yaşamları olan canlar vardı.
Madımak Neden Unutulmamalı?
Madımak, Alevi toplumunun hafızasında çok derin bir yara bıraktı. Pir Sultan Abdal’ın deyişlerinin söylendiği, sazların çalındığı, insanların kültür ve sanat için bir araya geldiği bir etkinliğin böylesine büyük bir acıyla sonuçlanması, kuşaklar boyunca taşınan toplumsal bir hafızaya dönüştü.
Bu nedenle “Unutmadık – Unutturmayacağız” sözü yalnızca bir slogan değildir. Kaybettiğimiz canların hatırasına sahip çıkmanın yanında; nefretin, ayrımcılığın ve inanç üzerinden ötekileştirmenin karşısında durma iradesidir.
Madımak’ı hatırlamak intikamı değil, adaleti ve yüzleşmeyi istemektir. Bir daha hiçbir insanın inancı, kimliği, düşüncesi veya yaşam biçimi nedeniyle hedef olmadığı bir toplum için geçmişin acılarıyla yüzleşebilmektir.

Hafızadan Geleceğe
Alevi-Kızılbaş öğretisinin özünde insan vardır. İnsanın canına, onuruna ve rızalığına dokunmamak vardır. “İncinsen de incitme” sözü, yaşanan bütün acılara rağmen insanı ve insanlığı savunmanın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatır.
DDP72 – Dijital Dergi Platformu olarak 2 Temmuz 1993’te Madımak’ta Hakk’a yürüyen canları saygıyla anıyoruz. Onların türkülerini, şiirlerini, deyişlerini ve yarım bırakılan düşlerini toplumsal hafızamızda yaşatmaya devam edeceğiz.
Madımak’ı unutmadık, unutturmayacağız.
Yitirdiğimiz canları unutmadık, unutturmayacağız.
Adalet talebinden vazgeçmeyeceğiz.
Sazları, sözleri ve türküleri susmayacak.
Çünkü hafıza yaşadıkça, hakikat de yaşar.
