10 Ekim Ankara Gari

Onlar savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı, ayrışmaya karşı kardeşliği haykırmak için yola çıkmışlardı. 10 Ekim, yalnızca acının değil; unutulmaması gereken toplumsal hafızanın da tarihidir.

10 Ekim Ankara Garı: Barışa Uzanan Eller Kana Bulandı

10 Ekim 2015 sabahı Türkiye’nin dört bir yanından insanlar “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi” için Ankara’ya geldi. İşçiler, emekçiler, gençler, kadınlar, sendikacılar, siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri Ankara Tren Garı önünde buluşarak miting alanına yürümeye hazırlanıyordu. Saat 10.04 sıralarında kalabalığın içerisinde peş peşe iki patlama meydana geldi.

DEAŞ mensubu iki canlı bombanın gerçekleştirdiği saldırı, Türkiye tarihinin en ağır sivil katliamlarından biri olarak hafızalara kazındı. Resmî ve yargısal kayıtlarda yaşamını yitirenlerin sayısına ilişkin farklı aşamalarda farklı rakamlar yer aldı; daha sonraki dava kayıtlarında saldırı nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 101 olarak belirtildi ve yüzlerce insanın yaralandığı kayda geçti.

Ancak rakamların ardında yarım kalan hayatlar vardı. Bir daha evine dönemeyen insanlar, çocuklarını kaybeden anne ve babalar, arkadaşlarını ve yoldaşlarını yitiren canlar vardı. O sabah Ankara’ya gelenlerin ellerinde silah değil; barış pankartları, türküler ve daha güzel bir geleceğe dair umutları vardı.

10 Ekim bu nedenle yalnızca geçmişte yaşanmış bir saldırının tarihi değildir. Barış, demokrasi, emek ve birlikte yaşam taleplerinin toplumsal hafızadaki simgelerinden biridir. Yıllar sonra dahi kaybedilenlerin yakınları ve saldırıdan sağ kurtulanlar adalet taleplerini dile getirmeyi sürdürmektedir. 2024 yılında yeniden görülen davada da çeşitli sanıklar hakkında ağır cezalar verilirken, mağdur yakınları adalet mücadelelerinin devam ettiğini açıkladılar.

10 Ekim 2015

DDP72 – Dijital Dergi Platformu olarak 10 Ekim’de yaşamdan koparılan canları saygıyla anıyoruz. Onların barış, demokrasi ve kardeşlik özlemlerini toplumsal hafızamızda yaşatmanın; geçmişi unutmadan daha adil, özgür ve barış içinde bir geleceği savunmanın sorumluluğunu taşıyoruz.

Çünkü unutmak yalnızca geçmişi kaybetmek değildir; geleceğe karşı sorumluluğumuzu da yitirmektir.

10 Ekim’i unutmadık, unutturmayacağız.
Barıştan, yaşamdan ve kardeşlikten vazgeçmeyeceğiz.
Yitirdiğimiz canların anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.