“Pir Sultan’ın mirası yalnızca geçmişte kalmış bir ozanın mirası değildir. Onun sözü, farklı dönemlerde hak arayanların ve haksızlığa karşı ses yükseltenlerin diliyle yeniden buluşmuştur.”
Pir Sultan Abdal: Sazıyla Söze, Sözüyle Dirence Dönüşen Bir Yol
Anma Tarihi Her Yıl Değişebilir
Öncelikle tarih konusunda önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekir:
Pir Sultan Abdal Anma Etkinlikleri, Hacı Bektaş Veli anmalarındaki 16–18 Ağustos gibi her yıl değişmeyen sabit bir tarihe bağlı değildir.
Geleneksel Banaz buluşmaları uzun yıllar haziran sonu–temmuz başı döneminde gerçekleştirilmiştir. Ancak 2026 yılında 37. Geleneksel Pir Sultan Abdal Anma Etkinlikleri 29–30 Ağustos’ta, Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Banaz Köyü’nde gerçekleştirildi.
Bu nedenle dergi veya yıllık takvimimizde Pir Sultan Abdal Anma Etkinliklerinin tarihini her yıl ayrıca kontrol etmek daha doğru olacaktır.
Pir Sultan Abdal Kimdir?
Pir Sultan Abdal, Anadolu Aleviliğinin en güçlü ozanlarından, Yol ve söz taşıyıcılarından biridir.
Yaşamına ilişkin tarihsel bilgiler sınırlı ve kimi noktalarda tartışmalıdır. Genel olarak 16. yüzyılda yaşadığı ve Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Banaz ile özdeşleştiği kabul edilir.
Pir Sultan’ı yalnızca bir halk ozanı olarak tanımlamak eksik kalır.
O; sazı, deyişleri ve düşüncesiyle Alevi inancının, toplumsal adalet arayışının, haksızlığa boyun eğmemenin ve mazlumdan yana durmanın simgeleşmiş isimlerinden biri olmuştur.
Günümüzde onun adına kurulan kurumların çalışmalarında da Alevi kültürünün yaşatılmasının yanı sıra demokrasi, laiklik, hukuk devleti ve insan hakları gibi değerler öne çıkarılmaktadır.
Saz Yalnızca Saz Değildir
Pir Sultan’ın elindeki saz, onun sözünün ayrılmaz bir parçasıdır.
O sazla yalnızca türkü söylemedi; haksızlığı dile getirdi, iktidarı sorguladı, halkın acısını ve umudunu deyişe dönüştürdü.
Bu nedenle Pir Sultan’ın sazıyla betimlenen silueti, bugün Alevi toplumunda güçlü bir kültürel simgeye dönüşmüştür.
Pir Sultan’ın yüzyıllar boyunca dilden dile aktarılan deyişlerinde Hakk, insan, sevgi ve Yol kadar; zulüm, adaletsizlik ve bunlara karşı direnme de vardır.
Onun sazında söz demlenir, söz hakikatle harmanlanır.
Bu nedenle Pir Sultan’ın mirası yalnızca geçmişte kalmış bir ozanın mirası değildir. Onun sözü, farklı dönemlerde hak arayanların ve haksızlığa karşı ses yükseltenlerin diliyle yeniden buluşmuştur.
Alevi Toplumsal Hafızasında Pir Sultan
Pir Sultan Abdal, Alevi toplumsal hafızasında özel bir yere sahiptir.
Deyişleri cemlerde sazla söylenmiş, kuşaktan kuşağa aktarılmış ve sözlü kültürün en güçlü taşıyıcılarından biri olmuştur.
Onun şahsında inanç, kültür, şiir, müzik ve toplumsal mücadele birbirinden ayrılmaz hâle gelir.
Bu nedenle bugün Pir Sultan denildiğinde yalnızca tarihsel bir kişilik değil;
saz,
deyiş,
cem,
hakikat,
adalet,
eşitlik,
özgürlük
ve direnç
birlikte hatırlanır.
Pir Sultan’ın adı etrafında gelişen örgütlenmenin de önemli bir toplumsal karşılığı vardır. Banaz’da ilk dernek 1976 yılında kurulmuş; sonraki yıllarda Pir Sultan’ın adını taşıyan örgütlenmeler genişlemiştir.
Bugünkü Pir Sultan Abdal Kültür Derneği de çalışmalarını Alevi kültürünü yaşatmanın yanı sıra insan hakları ve demokratik değerler etrafında tanımlamaktadır.

Banaz’da Pir Sultan’a Dönmek
Pir Sultan Abdal Anma Etkinliklerinin en anlamlı yanlarından biri, canların onunla özdeşleşen Banaz’da bir araya gelmesidir.
Etkinliklerde deyişler söylenir, semahlar dönülür, ozanlar sazlarını Pir Sultan’ın sözüne bağlar. Paneller ve söyleşilerle Alevilikten demokrasiye, kültürden toplumsal sorunlara kadar birçok konu aynı meydanda konuşulur.
İlk Banaz anmasının 1976 yılında düzenlendiği, etkinliklerin sonraki yıllarda çeşitli kesintilere rağmen gelenekselleştiği belirtilmektedir.
Böylece Banaz yalnızca Pir Sultan’ın doğduğu topraklara dönülen bir yer değil; sözün, sazın, belleğin ve toplumsal dayanışmanın yeniden buluştuğu bir meydana dönüşür.
Pir Sultan’dan Madımak’a Uzanan Hafıza
Bu buluşmaların yakın tarihimizde çok acı bir bağlantısı da vardır.
1993 yılında Sivas’taki 4. Pir Sultan Abdal etkinlikleri sırasında Madımak Katliamı yaşandı.
Bu nedenle bugün Pir Sultan’ın adıyla sürdürülen anmalarda 2 Temmuz Madımak’ın hafızası ve adalet talebi de güçlü biçimde yaşamaktadır.
2026 Banaz programında da Madımak’ın 33. yılı ve adalet talebi özel olarak ele alındı.
Pir Sultan’ın yüzyıllar öncesinden gelen sözü ile Madımak’ta yakılan canların hatırası, böylece aynı toplumsal hafızanın içinde buluşmaya devam ediyor.
Pir Sultan’ın Sözü Bugün de Yürüyor
Aradan yüzyıllar geçti.
Düzenler değişti, kuşaklar değişti, dünya değişti.
Ama insanın adalet, eşitlik, özgürlük ve onurlu bir yaşam arayışı bitmediği için Pir Sultan’ın sözü de tükenmedi.
Bugün onun deyişlerini söylemek yalnızca geçmişi hatırlamak değildir.
Bir kültürü, bir inancı ve haksızlık karşısında susmamayı öğütleyen toplumsal hafızayı geleceğe taşımaktır.
Dijital Dergi Platformu olarak Pir Sultan Abdal’ı; Alevi yoluna, Anadolu’nun sözlü kültürüne ve insanlığın hak, adalet ve eşitlik arayışına bıraktığı büyük mirasla, aşk ve saygıyla anıyoruz.
Sazının teli susmadı,
sözü heder olmadı,
yaktığı çerağ sönmedi.
Pir Sultan’ın sözü dilden dile,
Yol’u candan cana yürümeye devam ediyor.
Yol bir, sürek binbir.
-
Kirtim Kirt: Enver Gökçe’nin Şiirinde Madde, Emek ve Direniş
Enver Gökçe’nin “Kirtim Kirt” şiiri; maddenin dönüşümünden insanın ortaya çıkışına, emekten mülkiyete ve iktidara uzanan çok katmanlı bir düşünce dünyası kuruyor. Şiirin dokuma tezgâhını andıran ritmi, Enver Gökçe’nin hapishane deneyimiyle birleşerek emeğin, direnişin ve toplumsal tarihin güçlü bir metaforuna dönüşüyor.
-
Münir Özkul: Mahmut Hoca’dan Yaşar Usta’ya Bir Halk Sanatçısı
Münir Özkul’un canlandırdığı Mahmut Hoca, Yaşar Usta ve benzeri karakterlerde ortak bir çizgi vardı: İnsanın değerini parayla, makamla ve güçle değil; emek, sevgi, dayanışma ve…
-
Adile Naşit: Kahkahasının Ardında Bir Halkın Hafızası
Adile Naşit yalnızca bir sinema oyuncusu değildi. Yeşilçam’da dayanışmanın, şefkatin ve mahalle kültürünün yüzü; televizyonda ise bir kuşağın “Masalcı Teyze”si oldu. Adile Naşit: Kahkahasının Ardında…
-
Kemal Sunal: Halkın Gülüşünde Saklı Toplumsal Gerçeklik
Kemal Sunal yalnızca güldüren bir oyuncu değildi. Onun sinemasında işçi, köylü, kapıcı, memur, çöpçü ve işsiz konuştu; mizahın arkasından Türkiye’nin eşitsizlikleri, adaletsizlikleri ve gündelik hayatın…
-
Kadir İnanır: Sinemadan Toplumsal Hafızaya Uzanan Bir Yaşam
Kadir İnanır, yarım asrı aşan sanat yaşamında yalnızca Yeşilçam’ın unutulmaz yüzlerinden biri olmadı; toplumsal sorunlara söz söyleyen, barışı ve birlikte yaşamı savunan sanatçı kimliğiyle de…
-
Mustafa Suphi ve Onbeşler
Karadeniz’in Karanlık Gecesi: Mustafa Suphi ve Onbeşler Bir yolculuk yarım kaldı. On beş insan Karadeniz’in karanlığında yaşamdan koparıldı; fakat onların hikâyesi Türkiye’nin toplumsal ve siyasal…
