1 Mayis 1

1 Mayıs; emeğiyle yaşamı var edenlerin, sömürüye karşı hakkını, eşitsizliğe karşı adaleti ve yalnızlığa karşı dayanışmayı büyüttüğü ortak mücadele günüdür.

1 Mayıs: Emeğin, Dayanışmanın ve Mücadelenin Günü

1 Mayıs, dünyanın dört bir yanında işçilerin ve emekçilerin hak, özgürlük, eşitlik ve insanca yaşam mücadelesinin simgesi olarak kutlanıyor. Kökenleri 19. yüzyılda işçilerin uzun çalışma saatlerine karşı yürüttüğü mücadelelere, özellikle de sekiz saatlik iş günü talebine kadar uzanıyor.

Ancak 1 Mayıs yalnızca geçmişte kazanılmış hakların anıldığı tarihsel bir gün değildir. Bugün de emeğin karşılığını alabilmek, güvenceli çalışmak, insanca yaşayabilecek bir ücret kazanmak, örgütlenebilmek ve gelecek kaygısı yaşamadan hayat kurabilmek milyonlarca insanın ortak talebidir.

Hayatı Emek Var Eder

Fabrikada makinenin başında duran işçiden tarlada toprağı işleyen çiftçiye; madenciden sağlık emekçisine, öğretmenden temizlik işçisine, kuryeden bakım emeği veren kadınlara kadar hayatın devam etmesini sağlayan görünür ve görünmez büyük bir emek vardır.

Kentleri kuran, sofraları bereketlendiren, çocukları yetiştiren, hastaları iyileştiren, bilgiyi ve kültürü kuşaktan kuşağa taşıyan emeğin kendisidir.

Bu nedenle 1 Mayıs bize basit ama önemli bir gerçeği yeniden hatırlatır:

İnsan emeği bir meta değil, insan onurunun ayrılmaz bir parçasıdır.

1 Mayıs Aynı Zamanda Dayanışmadır

Emeğin mücadelesi yalnızca ücret mücadelesi değildir.

İşçinin hakkı, kadının eşitliği, gencin geleceği, emeklinin insanca yaşamı, çocuğun sömürülmemesi, göçmenin ayrımcılığa uğramaması ve bütün insanların eşit haklarla yaşayabilmesi birbirinden ayrı düşünülemez.

Çünkü adalet bölünemez.

Bir yerde emek sömürülüyorsa, bir yerde insan onuru çiğneniyorsa, bir yerde insanlar yoksulluğa mahkûm ediliyorsa orada toplumsal adaletten söz etmek mümkün değildir.

Alevi-Kızılbaş düşüncesindeki rızalık, paylaşma, dayanışma ve insanı merkeze alan anlayış da emeğin değerini anlamamız açısından önemlidir. Lokmayı paylaşmak yalnızca sofradakini bölüşmek değildir; yaşamın nimetlerinin adaletli paylaşılmasını istemektir.

Canların cancana durduğu bir toplumda birilerinin bolluk içinde yaşarken diğerlerinin emeğinin heder edilmesi kabul edilemez.

1 Mayis Y

Türkiye’de 1 Mayıs’ın Hafızası

Türkiye’de 1 Mayıs’ın toplumsal hafızasında sevinç kadar acı da vardır.

Özellikle 1 Mayıs 1977 Taksim, Türkiye emek tarihinin unutulmayan kırılma noktalarından biridir. Yüz binlerce insanın katıldığı kutlamalar sırasında yaşanan saldırı ve ardından çıkan panikte onlarca insan yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı.

Bu nedenle 1 Mayıs Türkiye’de yalnızca bir bayram değil; aynı zamanda hafıza, hakikat ve adalet talebinin de günüdür.

Kaybedilenleri hatırlamak, onların mücadelelerini gelecek kuşaklara aktarmak ve benzer acıların yeniden yaşanmaması için toplumsal hafızayı canlı tutmak hepimizin sorumluluğudur.

Dün Olduğu Gibi Bugün de…

Dün sekiz saatlik çalışma günü için verilen mücadele bugün başka biçimlerde devam ediyor.

Güvencesiz çalışma, düşük ücretler, iş cinayetleri, sendikal hakların önündeki engeller, kadınların karşılaştığı ücret eşitsizliği, gençlerin geleceksizliği ve emeklilerin yaşam koşulları bize emeğin mücadelesinin henüz tamamlanmadığını gösteriyor.

Teknoloji değişebilir. Fabrikalar değişebilir. Çalışma biçimleri değişebilir.

Ama insanın emeğinin değeri değişmez.

Bu nedenle 1 Mayıs geçmişten geleceğe uzanan bir çağrıdır:

Daha adil bir dünya mümkündür.

Emeğin Olduğu Yerde Umut Vardır

DDP72 – Dijital Dergi Platformu olarak emeğin değersizleştirilmediği, insanların yoksulluğa ve güvencesizliğe mahkûm edilmediği; kadınların ve erkeklerin eşit olduğu, çocukların sömürülmediği, halkların barış içinde yaşadığı demokratik ve adil bir dünya özlemini paylaşıyoruz.

1 Mayıs’ın meydanlarda yükselen sesi yalnızca işçilerin değil; adalet, özgürlük ve onurlu bir yaşam isteyen bütün canların ortak sesidir.

Yaşasın 1 Mayıs!
Yaşasın emek ve dayanışma!
Yaşasın işçilerin ve emekçilerin hak mücadelesi!

Emeğin heder edilmediği, lokmanın hakça paylaşıldığı, canların cancana yaşayabildiği bir dünya mümkün.

1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı kutlu olsun!