• |

    Ahmet Telli

    Ahmet Telli (1946–2026), toplumcu şiirin önemli temsilcilerinden biri olarak hüzün, sevda, direniş ve özgürlük arayışını aynı şiir dünyasında buluşturdu. 12 Eylül döneminde yaşadığı baskılara rağmen edebiyattan kopmadı. *Hüznün İsyan Olur*, *Su Çürüdü* ve *Çocuksun Sen* gibi eserleriyle Türkiye’nin toplumsal hafızasında kalıcı izler bıraktı. DDP72, şairi yaşamı, mücadelesi ve edebi mirasıyla saygıyla anıyor.

  • |

    Kirtim Kirt: Enver Gökçe’nin Şiirinde Madde, Emek ve Direniş

    Enver Gökçe’nin “Kirtim Kirt” şiiri; maddenin dönüşümünden insanın ortaya çıkışına, emekten mülkiyete ve iktidara uzanan çok katmanlı bir düşünce dünyası kuruyor. Şiirin dokuma tezgâhını andıran ritmi, Enver Gökçe’nin hapishane deneyimiyle birleşerek emeğin, direnişin ve toplumsal tarihin güçlü bir metaforuna dönüşüyor.


10 Ekim 2015 01

10 Ekim´de yayında!

TİJE Dergimizin Ekim sayısının ana teması, 10 Ekim Ankara Garı Katliamı’nı anmak ve unutturmamak olacak.

Barış, emek ve demokrasi talebiyle bir araya gelen insanların yaşamdan koparıldığı 10 Ekim’i, yitirdiğimiz canların anısını ve geride bıraktıkları toplumsal hafızayı sayfalarımıza taşıyacağız.

Acıyı yalnızca hatırlamakla değil; hafızayı diri tutarak, barış talebini büyüterek ve unutturmamaya söz vererek sizlerle olacağız.

10 Ekim hafızamızda, canlarımız yüreğimizde.

10 Ekim Logo DDP72

TiJE – Dergi Kapağını ANA Konusu, yayınlandı!

2 Temmuz 1993, MADIMAK

2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde yitirdiğimiz canlarımızı anmak, onların sesini ve bıraktıkları toplumsal hafızayı yaşatmak için bu sayımızda Madımak’ı sayfalarımıza taşıyoruz.

Madımak’ı yalnızca geçmişte yaşanmış bir acı olarak değil; adalet arayışının, yüzleşmenin ve unutmama sorumluluğunun bir parçası olarak ele alıyoruz.

Yitirdiğimiz canların anıları önünde saygıyla eğiliyor; türkülerini, şiirlerini, düşüncelerini ve umutlarını hafızamızda yaşatıyoruz.

Madımak hafızamızda, canlarımız yüreğimizde.

Logo DDP72
Madimak

Dersim Tertelesi: Unutmadık, Unutturmayacağız!

“Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu; ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun!” – Pir Seyit Rıza

Dersim 1937–38, yalnızca geçmişte kalmış tarihsel bir olay değil; kuşaktan kuşağa aktarılan derin bir acının, kırılmış hayatların, sürgünlerin ve toplumsal hafızanın adıdır. Dersimlilerin “Tertele” diye adlandırdığı bu dönem, bugün de hakikat, yüzleşme ve adalet arayışının merkezinde durmaktadır.

15 Kasım 1937’de Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam edilmesi de bu hafızanın en ağır simgelerinden biri oldu. Seyit Rıza’nın darağacının gölgesinde dahi eğilmeyen duruşu ve kendisine atfedilen o söz, yıllar geçmesine rağmen Dersim’in belleğinde onur ve direncin ifadesi olarak yaşamaya devam ediyor.

Dersim’i hatırlamak; yalnızca ölülerimizi anmak değildir.
Kaybedilen canların, yerinden edilen insanların, parçalanan ailelerin; susturulmak istenen dilin, kültürün, inancın ve belleğin izini sürmektir.

Bizler geçmişin acılarını yeni düşmanlıklar üretmek için değil; hakikatin açığa çıkması, adaletin sağlanması ve aynı acıların bir daha hiçbir halka yaşatılmaması için hatırlıyoruz.

Dersim’in dağlarından yükselen hafıza hâlâ canlıdır. Bir toplumun hafızası susturulamaz; hakikat toprağa gömülemez, kuşakların belleğinden silinemez.

Dersim Tertelesi’nde Hakk’a yürüyen canları saygıyla anıyoruz.

Dersim’in hafızasına, hakikatine ve onuruna sahip çıkacağız.

Seyit Riza 1

8 Mart: Kadınların Eşitlik, Özgürlük ve Dayanışma Günü

Kadının özgür olmadığı bir toplum özgür, kadının eşit olmadığı bir dünya adil olamaz.

8 Mart, yalnızca kadınlara çiçek verilen ya da iyi dileklerin paylaşıldığı bir gün değildir. Kökleri kadınların emek, hak ve eşitlik mücadelelerine uzanan Uluslararası Kadınlar Günü, bugün dünyanın dört bir yanında kadınların eşitlik ve özgürlük taleplerinin ortak sesi olmaya devam ediyor.

Kadınlar hayatın her alanında üretiyor, direniyor, düşünüyor, değiştiriyor ve geleceği kuruyor. Buna rağmen şiddet, ayrımcılık, ekonomik eşitsizlik ve karar mekanizmalarından dışlanma hâlâ milyonlarca kadının yaşamını etkiliyor. 2026’da UN Women da kadınların ve kız çocuklarının eşit haklara ve adalete erişiminin hâlâ küresel bir mücadele konusu olduğunu vurguluyor.

DDP72 – Dijital Dergi Platformu olarak kadınların emeğinin görünür olduğu; hiçbir kadının kimliği, düşüncesi ya da yaşam tercihi nedeniyle baskı görmediği; şiddetsiz, eşit, özgür ve adil bir dünya özlemini paylaşıyoruz.

Çünkü kadınların mücadelesi yalnızca kadınların değil, özgür ve eşit bir toplum isteyen herkesin mücadelesidir.

Yaşasın kadınların dayanışması!
Yaşasın eşitlik ve özgürlük mücadelesi!
8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun!

8 Mart