“Şiire olan merakım daha ortaokul yıllarında başladı. Farklı şairlerin şiirlerini okudukça şiire ilgim ve sevgim gün geçtikçe çoğaldı.”
Palanga’da Başlayan Bir Yaşam
1969 yılında Erzincan’ın Tercan ilçesine bağlı Bulmuş & Palanga Köyü’nde dünyaya geldim.
İlkokul ve ortaokul eğitimimi Palanga’da tamamladım. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarım köyümde geçti.
1984 yılına geldiğimizde benim için de gurbet kapısı açıldı ve İstanbul’a gittim. Burada farklı işlerde çalışarak yaşamımı sürdürdüm.
İstanbul’dan Avrupa’ya Uzanan Gurbet
1988 yılında bu kez yolum İtalya’ya düştü. İtalya’dan sonra İsviçre’ye geçtim ve 1992 yılına kadar burada kaldım.
1992 yılında zorunlu olarak Almanya’ya göç ettim ve çalışma hayatımı burada sürdürmeye başladım.
Daha sonra evlendim ve iki çocuk babası oldum.
Köyümden İstanbul’a, oradan İtalya ve İsviçre’ye, ardından Almanya’ya uzanan bu gurbet yolculuğu, yaşamımda ve duygularımda derin izler bıraktı.
Cemevi ve Toplumsal Çalışmalar
Yaşadığım süre içerisinde çeşitli toplumsal faaliyetlerde görev aldım.
İkamet ettiğim Grevenbroich’taki Cemevi’nde bir dönem başkanlık görevini yürüttüm. Daha sonra aynı kurumda Disiplin Kurulu Başkanlığı görevini üstlendim.
Bunun yanı sıra kendi köyümüzün derneğinin kuruluşunda yer aldım ve burada çeşitli görevler üstlendim.
Bugün de Köy Meclisimizin bir üyesi olarak köyümüz için yürütülen faaliyetlere katkı sunmaya devam ediyorum.
Şiirle Başlayan Yolculuk
Şiire olan merakım daha ortaokul yıllarında başladı.
Farklı şairlerin şiirlerini okudukça şiire ilgim ve sevgim gün geçtikçe çoğaldı.
Kendimi hiçbir zaman büyük sözlerle tanımlamadım. Kendi çapımda, içimden gelenleri yazıyorum.
Bazen yaşadıklarımı, bazen özlemlerimi, bazen de içimde biriken duyguları şiirin diliyle anlatmaya çalışıyorum.
TİJE ile Buluşan Dizeler
Köyümüzün TİJE Dergisi yayın hayatına başlayınca, yıllardır içimde taşıdığım ve zaman zaman dizelere döktüğüm duygularımı bu kez TİJE aracılığıyla sizlerle paylaşmak istedim.
Doğduğum topraklardan başlayan, yıllar içinde gurbet yollarından geçen yaşamımın bende bıraktığı izleri ve duyguları şiirlerimle paylaşmaya devam ediyorum.
Naim Arslan
Şair
-
Sabahattin Ali
Bir Kalem Susturuldu, Sözleri Kaldı: Sabahattin Ali Bir Kalem Susturuldu, Sözleri Kaldı: Sabahattin Ali Onu susturmak isteyenler bir insanın yaşamına son verdiler; fakat yazdıklarının toplumun…
-
MARAŞ KATLİAMI
MARAŞ KATLİAMI: UNUTMAMAK, YÜZLEŞMEK VE ADALETİ ARAMAK Maraş Katliamı yalnızca 1978 yılının karanlık bir olayı değildir. Alevilerin, solcuların ve muhalif kesimlerin hedef haline getirildiği; komşulukların…
-
12 EYLÜL 1980
12 Eylül 1980 askerî darbesi yalnızca hükümetin devrilmesi ya da parlamentonun kapatılması değildi. Türkiye’nin siyasal, toplumsal, kültürel ve hukuki yapısını uzun yıllar boyunca etkileyen; yüz…
-
NÂZIM HİKMET
Nâzım Hikmet’in kavgası yalnızca şiirin sınırlarını değiştirmek değildi. O; emeğin sömürülmediği, halkların birbirine düşman edilmediği, düşüncenin suç sayılmadığı ve insanın insanca yaşayabildiği bir dünyanın mümkün…
-
Kemal Sunal: Halkın Gülüşünde Saklı Toplumsal Gerçeklik
Kemal Sunal yalnızca güldüren bir oyuncu değildi. Onun sinemasında işçi, köylü, kapıcı, memur, çöpçü ve işsiz konuştu; mizahın arkasından Türkiye’nin eşitsizlikleri, adaletsizlikleri ve gündelik hayatın…
-
2 Temmuz 1993 Madımak
Madımak, yalnızca geçmişte yaşanmış bir katliamın adı değildir; toplumsal hafızamızda adalet, yüzleşme ve bir daha asla deme sorumluluğudur. 2 Temmuz 1993 Madımak: Yakılan İnsanlığın Vicdanıydı…
