Fırat Deniz – Şair
1960 yılında Ovacık, Tunceli’de dünyaya geldim. Çocukluğum, yoksulluğun insanı erkenden büyüttüğü o çetin dağların arasında başladı.
Ardından geçim derdi, ailemi “fakir yatağı” olarak bilinen Çukurova’ya sürükledi. Böylece hayatımın ilk gurbetiyle, ilk kopuşuyla çocuk yaşta tanışmış oldum. Okul yıllarım Adana’da geçti; sıcağın, pamuğun ve emeğin iç içe harmanlandığı o topraklarda büyüdüm ve şekillendim.
Fakat yazgımızdaki gurbet bununla da sınırlı kalmadı; 1974 yılından beri Almanya’dayım. Yıllar akıp gitti, yollar uzadı; ama memleket hasreti hep yüreğimin en baş köşesinde, dipdiri kaldı.
Gurbette geçen koca bir ömür… Kökleri Ovacık’ta filizlenen, gençliği Adana’da kavrulan, ömrünün büyük kısmı ise Almanya’da geçen bir hayat hikayesi benimkisi. Bugün hâlâ gurbetteyim; fakat attığım her adımda, aldığım her nefeste memleketimi içimde taşımaya ve yaşatmaya devam ediyorum.

-
YAŞAR KEMAL
Yaşar Kemal’in edebiyatında toprak yalnızca üzerinde yaşanan bir yer değildir; emekçinin alın teridir, yoksulun ekmeğidir, doğanın belleğidir. Onun insanı ise zulüm karşısında susmayan, düştüğü yerden…
-
Mustafa Suphi ve Onbeşler
Karadeniz’in Karanlık Gecesi: Mustafa Suphi ve Onbeşler Bir yolculuk yarım kaldı. On beş insan Karadeniz’in karanlığında yaşamdan koparıldı; fakat onların hikâyesi Türkiye’nin toplumsal ve siyasal…
-
Adile Naşit: Kahkahasının Ardında Bir Halkın Hafızası
Adile Naşit yalnızca bir sinema oyuncusu değildi. Yeşilçam’da dayanışmanın, şefkatin ve mahalle kültürünün yüzü; televizyonda ise bir kuşağın “Masalcı Teyze”si oldu. Adile Naşit: Kahkahasının Ardında…
-
1 Mayıs
1 Mayıs; emeğiyle yaşamı var edenlerin, sömürüye karşı hakkını, eşitsizliğe karşı adaleti ve yalnızlığa karşı dayanışmayı büyüttüğü ortak mücadele günüdür. 1 Mayıs: Emeğin, Dayanışmanın ve…
-
HACI BEKTAŞ VELİ’Yİ ANMA – 16–18 AĞUSTOS
“İncinsen de incitme.” HACI BEKTAŞ VELİ: Sevginin, Eşitliğin ve İnsanlığın Yolunda Anadolu’nun kadim düşünce ve inanç dünyasında derin izler bırakan Hünkâr Hacı Bektaş Veli, yüzyıllar…
-
CEMAL SÜREYA
Cemal Süreya’yı yalnızca aşk şiirlerinin şairi olarak okumak eksik kalır. Onun şiirinin gerisinde çocuk yaşta yaşanan sürgün, anne kaybı, yoksunluk, kimlik, toplumsal eşitsizlik ve bütün…
