Hıdırellez; baharın yalnızca toprağa değil, insanın gönlüne de değdiği; umudun, bereketin ve yeni başlangıçların yeniden filizlendiği kadim bir buluşmadır.
Hıdırellez: Doğa Uyanır, Gönüller Buluşur (5-6 Mayıs)
Hıdırellez, Anadolu’dan Mezopotamya’ya, Balkanlar’dan farklı coğrafyalara uzanan geniş bir kültür dünyasında baharın gelişiyle birlikte kutlanan kadim geleneklerden biridir. Hızır ile İlyas’ın yeryüzünde buluştuğuna inanılan bu zaman; doğanın canlanması, bereket, sağlık, umut ve dileklerle özdeşleşmiştir.
Alevi-Kızılbaş kültüründe Hızır, darda kalanın yardımına yetişen, yolda kalana yoldaş olan, umudun tükenmeye yüz tuttuğu yerde yeniden umut veren önemli bir inançsal figürdür. Bu nedenle Hıdırellez’in taşıdığı anlam yalnızca baharın gelişiyle sınırlı değildir; insanın insana el uzatmasını, paylaşmayı ve dayanışmayı da hatırlatır.
Ağaçlara bağlanan dilekler, suya bırakılan niyetler, yakılan ateşler, söylenen türküler ve cancana edilen muhabbetler; yüzyılların hafızasından bugüne taşınan kültürel bir zenginliktir. Doğa yeniden yeşerirken insan da kendi gönlünde biriken kırgınlıkları geride bırakıp yeni umutlara kapı aralar.
DDP72 – Dijital Dergi Platformu olarak diliyoruz ki Hıdırellez’in bereketi sofralarımıza, umudu gönüllerimize, barışı dünyamıza değsin.
Dileklerimiz yaşamla buluşsun.
Hızır darda olanın yoldaşı olsun.
Doğa, insan ve bütün canlar birlikte yeniden filizlensin.
Hıdırellez kutlu olsun canlar.
-
Adile Naşit: Kahkahasının Ardında Bir Halkın Hafızası
Adile Naşit yalnızca bir sinema oyuncusu değildi. Yeşilçam’da dayanışmanın, şefkatin ve mahalle kültürünün yüzü; televizyonda ise bir kuşağın “Masalcı Teyze”si oldu. Adile Naşit: Kahkahasının Ardında…
-
UĞUR MUMCU
Uğur Mumcu’yu yalnızca öldürülen bir gazeteci olarak hatırlamak eksik kalır. Onu asıl anlatan; belgeye dayanan gazeteciliği, hukuka bağlılığı, laiklik ve bağımsızlık konusundaki kararlı tutumu, devlet…
-
TAHİR ELÇİ
Tahir Elçi’yi yalnızca öldürülen bir baro başkanı olarak anmak eksik kalır. Onu asıl anlatan; hukuk karşısında herkesin eşit olması gerektiğine duyduğu inanç, Kürt meselesinde barışçıl…
-
Kirtim Kirt: Enver Gökçe’nin Şiirinde Madde, Emek ve Direniş
Enver Gökçe’nin “Kirtim Kirt” şiiri; maddenin dönüşümünden insanın ortaya çıkışına, emekten mülkiyete ve iktidara uzanan çok katmanlı bir düşünce dünyası kuruyor. Şiirin dokuma tezgâhını andıran ritmi, Enver Gökçe’nin hapishane deneyimiyle birleşerek emeğin, direnişin ve toplumsal tarihin güçlü bir metaforuna dönüşüyor.
-
Kemal Sunal: Halkın Gülüşünde Saklı Toplumsal Gerçeklik
Kemal Sunal yalnızca güldüren bir oyuncu değildi. Onun sinemasında işçi, köylü, kapıcı, memur, çöpçü ve işsiz konuştu; mizahın arkasından Türkiye’nin eşitsizlikleri, adaletsizlikleri ve gündelik hayatın…
-
12 MART 1971
12 Mart 1971 yalnızca hükümete verilmiş bir askerî muhtıra değildi. Seçilmiş siyasetin askerî vesayet altına alınması, parlamenter düzenin baskı altına sokulması, temel hak ve özgürlüklerin…
-
CEMAL SÜREYA
Cemal Süreya’yı yalnızca aşk şiirlerinin şairi olarak okumak eksik kalır. Onun şiirinin gerisinde çocuk yaşta yaşanan sürgün, anne kaybı, yoksunluk, kimlik, toplumsal eşitsizlik ve bütün…
-
MAHİR ÇAYAN
Mahir Çayan’ı anlamak, yalnızca 1970’lerin silahlı mücadele tarihine bakmak değildir. Onu anlamak; 1968 kuşağını, 12 Mart dönemini, anti-emperyalizmi, gençlik hareketlerini, Türkiye solundaki ayrışmaları ve bir…
-
TUNCEL KURTİZ
Tuncel Kurtiz’i yalnızca “Ramiz Dayı” olarak anmak, onun sanatını ve düşünce dünyasını fazlasıyla daraltır. O, tiyatrodan sinemaya, sürgünden Anadolu’ya dönüşe uzanan yaşamında; özgürlükten, eşitlikten, halktan…
-
Koçgiri 1920–1921
Koçgiri 1920–1921: Hafıza, Kimlik ve Direniş Koçgiri, yalnızca geçmişte yaşanmış bir çatışmanın adı değildir. Alevi-Kızılbaş ve Kürt toplumsal hafızasında; kimlik, inanç, özgürlük, yerinden edilme ve…
-
DİYARBAKIR 5 NO’LU CEZAEVİ
Diyarbakır 5 No’lu Askerî Cezaevi, 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında yalnızca bir tutukevi değil, ağır işkence, aşağılama, kimlik inkârı ve siyasi teslimiyet dayatmalarının sembolü haline…
-
Sabahattin Ali
Bir Kalem Susturuldu, Sözleri Kaldı: Sabahattin Ali Bir Kalem Susturuldu, Sözleri Kaldı: Sabahattin Ali Onu susturmak isteyenler bir insanın yaşamına son verdiler; fakat yazdıklarının toplumun…
-
AHMED ARİF
Ahmed Arif’in şiiri yalnızca sevdayı ve hasreti anlatmaz. Onun dizelerinde Anadolu’nun yoksulluğu, mahpusların yalnızlığı, emekçinin alın teri, halkların acısı ve bütün baskılara rağmen insanın başını…
-
Pir Sultan Abdal’ı Anma Günleri
“Pir Sultan’ın mirası yalnızca geçmişte kalmış bir ozanın mirası değildir. Onun sözü, farklı dönemlerde hak arayanların ve haksızlığa karşı ses yükseltenlerin diliyle yeniden buluşmuştur.” Pir…
-
ÂŞIK DAİMİ
Âşık Daimi’nin dünyasında insan merkezdeydi. Onun deyişlerinde Alevi-Bektaşi Yolunun özü, Hakk’a yöneliş, vicdan, sevgi, hoşgörü, birlik ve insanın kendini bilmesi cancana durur. ÂŞIK DAİMİ: SÖZÜN,…
-
ÜÇ FİDAN
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı yalnızca 6 Mayıs 1972’de idam edilen üç genç olarak anmak eksik kalır. Onları anlamak; 1960’ların Türkiye’sini, yükselen öğrenci…
-
Perşembe Geceleri
Perşembe gecesi; yalnızca haftanın bir akşamı değil, canların gönülden gönüle demlendiği, Yol’un muhabbetle yeniden hatırlandığı bir buluşma vaktidir. Alevilerde Perşembe Geceleri: Muhabbetin, İkrarın ve Yolun…
-
ROBOSKÎ – 28 ARALIK 2011
“34 canın yarım bırakılan yaşamları, geride kalan ailelerin acısı ve adalet talebi hâlâ bizimle.” Gökyüzünden Düşen Ölüm, Yerde Kalan Adalet 28 Aralık Gecesi Roboskî, Şırnak’ın…
-
MUSA ANTER
MUSA ANTER: DİLİN, HAFIZANIN VE KÜRT KİMLİĞİNİN ISRARLI SESİ Musa Anter’i yalnızca öldürülen bir gazeteci olarak anmak eksik kalır. O, Kürt dili, kültürü ve kimliği…
-
2 Temmuz 1993
“Yani istesek de unutmak mümkün değildir 2 Temmuz 1993’ü. Ne var ki hiçbir ah, giden canlarımızı geri getirmiyor. Ağlama, gülme ama anla!..” 2 Temmuz 1993:…
